20/8/2009 - Yüzünüz Bildiğim En Eski Hikaye
 Sızdığın hayatta dönüp duran benim Donuk ve uzak izlemeye daldığın Sözlerin ifadesiz zamanlarında Hep güzel kelimeleriniz olurdu İfadenin içre, anlamın kayıp olduğu günlerdi Kumral, ılık saatler Ve her yaz çabuk geçerdi...
Hırçınlık narinliktendir Kaçtıkça kovalamaz kimse Oyunsuz sokaklarda dönüp duran benim Kutsal bilgilerin kilitlenmiş zamanlarında Anlamaya çalışan bir yüz belki. Korkularınızın ördüğü kalabalıklar vardı Kaçıp odalarına saklandığınız. Hatırladıkça büyür bir geçmiş Umarım böyle güvendesinizdir.
Dilediğin kişi olmadığım için Daha az farkında daha çok işkolik, İyi olabilirdi evet ve özür dilemeyeceğim Ama vazgeçme! Bu kadar çabuk vazgeçme! Bazı coğrafyada masallar Hiç mutlu sonla bitmiyor, Belki sadece bu yüzden D/üşüyoruz...
Olan her şey durduğu yerde Bittiği yok sinmiş hikayelerin Siz yolunuza gidersiniz Öyküler suret değiştirir, yeniden başlar Dönersen oradadır ve her öykü yüzündür Kelimeleri satırlarda ören benim Ve yüzün, kadim bir hikaye Her köşede yeniden başlayan. Tanıdığım en eski hikayenin Yüzüne olsun bu... Yüzünüze...
|