basakisur

3 yıl önce
anasayfa
twitter

Kırık Atlas Hikayesi


Sen bir şehir çiz

Ben renklerini yazayım...



Günebakan, sessiz ve sahil

Hiçbir trenin uğramadığı

Akşamları nihavent

Balkonuna dallar değen

Bir şehir olsun.

 

Konuşmadığın iklimlerden

-Ki kuzey soğuktur çok zaman-

Ihlamur kokulu bir akşam gelişin

Gündüzü ben dizerim

Sakız kokan çarşaflara

Ve hanımeli ekerim sabahlara

Kuzey soğuktur

Mevsim güney olsun

 

Sözlerin ateş zamanlarında

Yanakları al çocuk haylazlığı gözlerle

Hayata karıştık. İlk sen söndün

Hiç devrim görmemiştik

Ve ceplerde biriken sözler

Genzimizi yakar olmuştu.

Devrim bu zamana hiç uğramadı

Ve küskün atlaslar biriktirdi cümlelerde.

 

Bileklerimde sakladığım kırgın kokularla

Yaşlandığım bahçede sobelemeni bekliyorum

Bu şehir avuntusu olacak ömrün

Unutkan çocuk gözlerimi geri alıp

Kıymetini vereceğim ilk meşe oyununda

Öğrenilmiş herşeyin kurgusunu boz diye

Karşına geçip uzun küs zamanlarına inat

Elimi uzatıp her “küs”e “boz” diyeceğim

Gözlerini kaçırma sakın, bu seni yalancı yapar...