9/10/2009 - Kendini Sarar Her Yara

Bu şehrin tüm ara sokakları Caddelere açılır Kaybolma diye… Irmaklar zamansız kırıldığında, yataksız kaldı sular. Zaman/sızım Gözlerimden vapurlar geçerken Herbiri çığlık, rotası sürgün bir ada Aklım en uzak yol. Rüzgar; sürükleyebilirdi bir anda Yahut her mavi kapısında erguvanalar açtırırdı Bir vakitte yenilecektik, Mümkündü sadece ani oldu. Kalemler kırıldı, hükümsüz kaldı sorular… Anı/sızım Unutarak dinginleşecek Başka türlü seveceksin Anısı başka olacak Bir serçeye g(ön)ül vermiştin hatırla Ve aşkın mevsimi ekime yakışırdı Güzler tanıdık, renkler benzer Dokusu başka olacak. Devrim aşktı hatırla Kanatlar kırıldı, g/öksüz kaldı kuşlar… Sabır/sızım Sular çürüyor bentlerin durgunluğunda Ve içimizde taş taş üstünde değilken Dağılmışken yani öylesine biçimsiz, beklerken Ezber kendiliğinden bozulacak Dengenin böyle sağlanmacağı gibi Anlamak ta başka olacak. Sabır denendiği an kaybedilendir. Dallar kırıldı, köksüz “leşti” gövdeler … Aşksızım Ve şimdi ne vakit kelimeler oynaşsa Ezberlemişler aşk sanıyor Oysa işgalleri sevmedim ve Kimseyi öldürmedim Aşk dikey bir intihar girişimidir Bildiğim; henüz ölmediğim. Aynalar kırıldı, sırsızdı suretler…
|