Kuyuya bir taş daha...Ve bir daha... Ve tekrar...

4/9/2009 - Döngü: Atlastır



İçine sinmez bu hayat, sadece bil istedim...

Söndürdün kendi külünde
Ateşe dönen pervanelerini
Gündüzden geceye değişmedi
Hiç bir yalnızlık öyküsü
Semayı ört üstüne şahit eyle
Savaşmadan pes etti diğerleri
İğne deliğinden geçecek tüm yazgılar,
Kum kendine dönecek
Savrulan külleri izle, atlasındır.
Yenilmedin, önce: Selam et


Ölmedi yazgının şahitleri
Anlatıp durma hikayelerini
Geçti.
Anlamadığın çağlarda birer andı
Bitti.
Körlük ve tekrarla harcadın ömrünü
Anı ettin kendine
Şimdi yandığın
Geçmişinde kalan bir söz avuçlarındaki
Anlatma, hepsi ezber.
Okuduğun geçmiş miladındır: Yan şimdi.

Bildiğin herşey kendine sus/tu. Yareler sönmedi.

Savruldu yalnızlığın öksüzü
Kendine eş oldu
Bir rüya dedi, geçti.
Hiçken hep ol(a)madı.
Bildiği dileğiydi.
Dilekler döndü
Tek mumda kendine yandı.
Bu bir vedadır -selama çağıran-
Kendinde tanış olmadan
Ömründe karışan -söz sanadır-
Bak nehir durmadı
Dervişe bir kez olsun sedadır.
Ömrün, tutamadığın her anın delili: Döner durur
Kendine maktül-nehirlere cellad.
Gözlerin, gördüğün: Evrende son semazen
Döngüsü tek yandığı
Ateşlere delil, katline tanık, celladına aşık.

Bilge cehalete, ölüm hayata döner.
Her ömür kendine sır iken
Yar aşkına der: Bu kez sus/ma,
Yaradandan hediyedir söz .
Döner durur herşey, gezegenler yörüngelerinde
Semah iç evreninde
Her döngü devrirdir bir sonraki başlangıcına.
Öncesi hiç, sonrası hep.
Dil döner söz olur,
Akıl döner ders olur,
Kul döner kül olur...

Külleri izle atlasındır
Savrulmadan, sadece: Selam et..


Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Zamanın gölgesinde...

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
insancayasamak